Gece ayaz, soğuk yalnızlık, ve birde sen varsın tan yeli ağartısına bakarken karanlık yanlarım…sahil boylarında martı sevişleri.. Dalga sesleri var yüreğimin kuytularında… yokluğuna...
Sürgün bakışlarının esaretindeyim bu akşam..Sersefil ve hâke yeksan bedenimÇarmıhımdan doğrulup bakarken susan sevmelereYarım şeyler gecer hatrımdanİçeriğinde kan ve nefret Ve azıcık ihaneti aşkının Bi sürgünün...
Bi kaç eksik kafiyeydi aşk; senden sonra yüreğime dokunan ….. mısraları eksik cümlelerle dolu anlamsız bomboş kelimeler yığınıydı.. aşk(lar) eskidi yüreğimde ömrüm tükenirken… sevmek bi...
Ahvalini bilmediğim bi gecenin kuytusundayım.. karanlık ve etrafımda esmer bulutlar… gri sabahlı kentimde bi damla mutluluğa benzeşirken sevmeler.. sen gidiyorumlu cümleler kuruyorsun… gözlerime bakmadan ıslanmadan...
Yağar akşam hüzünleri yüreğime Gönülden akarken ayrılık Sensizlikle demlenir sevdalar Meçhule giderken Leylalar.. Sen bilinmezin adı olursun Ayrılık zamanları sana akar Yüreğimden Usulca Sessiz Derin Ve bilinmez aylarda Beşinci mevsimler sende yeşerir Ben ayrılığa...
Hüzün mavisi bugün ayrılıklar Sen yoksun ya hani Bir seherin evvelinde kayıp gidivermiştin Avuçlarımdan Bi daha yeşermemişti yediveren gülleri Maviliğini hüzün kaplamıştı sevdaların Eskittiğim satırlarımda gözyaşlarım var Nedensiz ağlayışlarım E bide delice gülmelerim...
Dert benimle sarmaş dolaş bu hüzünlü sonbahar akşamında… içimde fırtınalar kopmakta ayrılıklarına dair… bi kaç eski türkü dilime dolanmış… konuşuyorum kendi kendime aşk üstüne, ayrılıklar...
Adını söylemek isterdim Yeniden yüreğim titresin Gözlerinde kaybolsun matemim Sana yazarken veda mı Görmeni isterdim pişmanlığımı… Kimsesiz bi kaç yalnızlığın esaretinde yüreğim Yalnız, çaresiz.. Sessiz haykırışlarım var mabedimde Sana geldim yalnayak Yüreğinde...
Bi karanlık gecenin iki narin iki ince hecesiyim ben.. Bir yanım "AYAZ" bir yanım "BEYAZ".. Gündüzün çilesiyim ben .. Mavi koylarında kızıl şafağım .. Üşüdüğünde bak beyaz gölgeme .....
Seni anlatmak isterdim sana Yeşil çimen gözlerini Ellerini Kimsesizliğimdeki kalabalık yanlarını Ve karanlığımdaki aydınlığını; Seni anlatmak isterdim sana Eylül akşamlarında hüzne bakan yanlarını Ve üşüdüğümü Gözbebeklerimin küçüldüğünü Silik suretlerde gecelerimi Zamansız bi karanlığın...
Ağır gelmeye başlamıştı her şey.. Her şeyi bırakmadan önce… koynunda gecelediğim karanlıkların aksine tarifsiz bi ızdıraptı güllerin kuytusunda sabahlamak… gittiğinden bu yana kaç geceyi...
Ayaza çalan ıssız ve kimsesiz gecelerin koynunda son saniyelerimdi; geçirdiğim zaman…içinde boşluğunu doldurduğum ve unuttuğum sayısız gölge; ve her gölgenin büründüğü ayrı bir suret...
Ellerimi zamansız çekmişim sanki;Eksik ve yarım zamanlardanBi kaç kürek toprak altından Islanmakta yüreğimin yaban gülleri…Anımsarım yarınsız gecenin koynundaKulağına soyelenen aşk şarkılarınıSana yazılan ağıtlarıGül kokusu sürünmüş;...
İlk defa üşüdüğümü anladım bu gece Eski zamanların gölgesinde bi veda gecesiydi Ayrılığın ilk hecesi dokunmuştu yüreğime Kısacık ve kısık sesle söylediğin “Gidiyorum” Evet sen gidiyorumlu cümlelerimsin Ardına bakmadan...
Beyazlar içinde bi karanlığa uyanır insan bazen… uğultulu bi sessiz çığlık yankılanır kulaklarında… belirli belirsiz kimsesizlikler hatıralarında canlanıverir… varlık ile yokluk cehennem üzerinde ince bi...
Bazı zaman hayata benzerim Bi yanım güler Öte yanım ağlar Avuçlarımda ise beyaz güller yeşermektedir Oysa mavi şehrimi sarmıştır gri bulutlar Belki ağlamaklı olur gökyüzü Bi yanım hüzne çalarken… Sahil sevdalarında...
Ben yokluğum sevgili Kimsesiz belki yalnızım Sonsuz bi ucurumda topuklarım Suretim avuçlarımda Yalnızlığımdan kalma eski, eksik Yıkık bi sevda masalı belki Belki gri güller yetişmekte yüreğimde Yada yeşermekte ıslak çimenler Ayaklarımın altında Kimsesiz;...
Aşk dediğin sözcüktür; Sanmayasın Dünya dediğin gönülden küçüktür; Kanmayasın… Evet aşk dediğin tek heceli kısa tümcesiz bi sözcüktür… Zamandan kısa ömürden uzun bi serüvendir.. aşk dediğin kimsesiz...
Ne zaman sana ağlasam, bi baksa eserdi sanki rüzgâr… gün yüzü görmemiş ağıtlarıma nazır hasret vurur sonra zamana.. geçmişin koynunda bi akşamı yaşarım hüzünlü bi...
Yüksek bi dağ yamacı yüreğim Engin, sonsuz Parmak uçlarım boşluğunda zamanın Kifayetsiz sözcükler biriktirmiş Boşluğun sonsuz gizeminde gözlerim Yok, ve yok oluşum üstüne… Sen demişim Ve sen bilmişim geleceği Ve sen...
Düş sokağında bi eski zaman Yokluğumun acı dizelerini yazdığım Deliveren gülleri ellerimde Tırnaklıyorum gönlümdeki acıyı Kanatıyorum Ve ardından yalnızlığı düşlüyor Üşüyorum Bi hazin elveda zamanı geciyor Gülüyorum delice Ve gidiyorum sessizce Sana; Seviyorum deyişlerimi...
Bi perde daha kapanır ardın sıra Dizelenir sozcukler düğüm düğüm Boğazıma Yutkunurum; sessiz sedasız yanarım Kendi kabımda tutuştururum yüreğimi Issız soğuk bi demir kelepçe takarım.; Yüreğime; mühürlerim dilimi… Sus pus...