Kimsesizliğin Koynunda Bi Karanlık Kuyudayım

20/10/2008 - Seni Seviyorum

 

Gece ayaz, soğuk yalnızlık, ve birde sen varsın tan yeli ağartısına bakarken karanlık yanlarım…sahil boylarında martı sevişleri.. Dalga sesleri var yüreğimin  kuytularında… yokluğuna dair umut çalıyorum denizin hasret mavisinden… sen varsın birde ben ve kanayan yanlarım…suskunum ıssızlığına gecenin…hayal etmek içinse çok geç artık… Hayatın bilinmedik, görülmedik ve belki hayal bile edilmeyen bi kuytusunda sıkışıp kalmışım sanki… ve öyle yanıyor öyle yanıyor ki derinlerde bi yerlerde yüreğimin hasretliği; biliyorum sen benden ötelerde biyerlerde suskun, kalabalık yalnızlıklardasın..

 

Uzun zaman olmuş gibi geçiyor hasretliğin; yüreğimin kuytularına basarak… sanki yıldızlar iniyor gökyüzünden.. ummanda bir ada oluyorsun …bakir ve bilinmedik… bense gecenin karanlık dehlizlerinde yanıyorum …tutkunum sevmeye …ve sevilmek dediğin hasretliği uzun soluklu düşlerimde görüyorum… gel desem; ve belki gelsen mi desem .. ve belki gelsen … sersem ayaklarına yıldızları …geceyi güneş bürünse… hasretlik yarım bir türkü gibi kalmasa eksik mısralarda…aydınlığa baksa bir yanım… ve belki uyanırım sensiz düşlerden…

 

[Aşk bir şeyi yâda bir nesneyi yahut ta bir kişiyi sevmekse karşılıksız olmalı… seviyorumlu cümlelerin ardı sıra bende seni seviyorum beklenmemeli ..adına aşk demişsen bu güzelliğin bırak hayallerinde yaşasın… aşk âşıkta kalsın… Maşuk nasılsa gözlerinden anlatır aşkını… gül bülbülün aşkı ise … bülbül neden kanar… Gül bülbülün matemi olacaksa neden ilkbaharda açar… yâda bülbülü kanatacaksa gül neden sever…

 

Hasıl_ı kelam hep bir karşılık var hayat denen bu rüyada… sen beni benim seni sevdiğim kadar sevebiliyor musun? Gibi aciz ve basit cümleler ile sıradanlaştırılan 21. yüzyıl aşığı olmaktansa mecnun olup kavrulur yanarım ve bir mezarda yaşlanırım .. oysa sevmek dediğin belki insan hayatında bir nadiren iki defa karşına çıkabilecek bir güzellikken.. bırak karşılığı..sevildiğini duymasan da,  söylemesede âşık sevdiğini sana; sen gene de bağıra bağıra dağa, taşa, yola, denize, gökyüzüne haykır aşkını… sevmek kolayına bulunuyorsa şayet demeyin bunun adına aşk…ve eğer zor bulmuşsanız içinizdeki size göre olan sevi’yi ve aşksa bu bırakın sözleri .. yalnız gözler anlatır gerçek aşığın halini… Gözbebeklerinde okuyun aşkınızı… bir çift göz bağıra bağıra ilan_ı aşk ediyordur oysa… siz dudaklardaki tebessümlü cümlelerden beklerken.. ve belki yanlış bir bekleyiş olduğunu anlarsınız… aşk sebepli sebepsiz biz sam yeli esintisi gibi fısıldaşır bir gün yüreğinde… ansızın ve birden bire… belki anlamsız yada anlayamadığınız boş cümleler yığını oluverir… ve belki okadar çok seni seviyorumlu cümleler kurarsınız ki? Bu aşktan uzak sıradan basit bi kelime haline donuverir? Aslında sorulması ve cevaplanması gereken en güzel söz..?

 

“seni seviyorum demek söylendikçe değer kazanan bir cümlemidir?”


Yahut ta


“seni seviyorum cümlesini her an ve her saniye söylemek onu sıradanlaştırır mı?”

 

İşte bu iki sorunun içselliğinde saklıdır aslında cevabını yüreğiniz verecektir… aşk varsa mantıklı cümleler kurmak zordur.. ve aslında boştur; aşığın maşukuna ettiği zulüm bile zevk verir oysa.. ve bilinir ki hiçbir  zaman eski aşk öykülerinde kavuşmak yoktur.. olmamıştır.. demek ki aşık olabilmek büyük bir yürek zenaatı gerektirmektedir… yüreğinize kalmış? Ama unutulmamalıdır ki? Kalp dediğiniz inanın yarım bile olsa sevmeye devam edicektir… adı aşk yada bir başka  kelime… öznesiz yada yüklemsiz ve beklide tümcesizde olsa, eksik sözcüklerlede bezense sevecek ve sevmenin manasını içinde yaşayacaktır…

 

Koca Veysel’in dediği gibi..

“oğlan gıza gavuşamazsa aşk olur”

 

Evet kavuşmuşsun yada kavuşamamışsın olsun …önemlimi sen sev .. karşılıksız, sıradan, öyle basit cümleler kur ki; aşka değdiğinde devleşsin … en kısa cümleleri anlamak için aşkı bilenler toplansın bin yıl harcasın .. ve gene de anlamak mümkün olmasın.. aslında mümkün olması muhtemelde değil ..kimse ama hiç kimse hatta aynı değerde seven iki maşuk bile olsa farklı cümlelerinden gene aşk adı çıksa… yinede anlayamazlar biri diğerinin sarf ettiği aşka değen cümleleri.. bu yüzden “aşk iki yalnız ve yarım yüreğin bi yürekte tamam olmasıdır”.. unutmayın siz ne kadar kaçsanız da, yok deseniz de, hayır asla deseniz de  “aşk” bir yerlerde var emin olun yaşanıyor ve olmaya da devam edecek… karşılıklı anlamlı yada anlamsız cümleler uğruna bu güzelliği yaşayamamanın manası var mıdır?. Unutmayın hayat bir rüya elbet bir gün uyanıcaz.. kabus yada hûlya görmek bizlerin elinde.. Aşığı maşuğa kavuştursun yaradan…]

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/8/2008 - Bir Daha Bakabilsem Gözlerine

Sürgün bakışlarının esaretindeyim bu akşam..

Sersefil ve hâke yeksan bedenim

Çarmıhımdan doğrulup bakarken susan sevmelere

Yarım şeyler gecer hatrımdan

İçeriğinde kan ve nefret

Ve azıcık ihaneti aşkının

 

Bi sürgünün elvedasındayım

Zincirlerim paslanmış boğazımda

Ve her sefer susmaya gidiyor gözlerim

Ve zindan yokluğunun esaretinde

Canıma bedel bi haz

Ölümün ağrısı

 

Parmak uçlarım yanmakta esaretinden

Puslu gözlerine sığınıyor gözlerim

Kesiklerim kanarken

Mabedi yıkılıyor bin yıllık sevdaların

Zindan kara kollu bir dev bu gece

Sıkıyor, boğuyor sana bakan yanlarımı

Bi yanım karaların beyazlığında

Diğer yanımda esmer ayazlı zindan geceleri…

 

Son kez sürgülendi demir kapı

Sessiz ve sıradan tavırlı bakışlar

Yatağımın bir ucunda hasretliğin

Diğer yanında yarım hayallerim var

Oysa gece yeni başlıyordu karanlığın esaretinde

Oysa sürgün yemiştim gözlerinden

Ve gözbebeklerime baka baka

İhanetin doğuyor mısralarımdan

Sen

Sen

Yattığım gizli mabedimin yıkıntılarında kalacaksın

Ve biç kimsesiz gölgede

Belirecek suretim

Unutma

Yaşlar bile aksa kimsesizliğimden

Esaretindeyim bu gece gözlerinin

Doğrulup kalkabilsem çarmıhımdan

Bir daha

Ve bir daha bakabilsem gözlerine

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/5/2008 - Elveda

Eski bi zamanın yaban beyazlığında bi elveda sözcüğü ile bezenmişti kimsesizliğim… tükenmeye yüz tutmuş rakımlı sevdaların ardında bırakıldığı seviyorumlu cümlelerin ihanetlendirildiği bi başka esmer, ayaz ve fütursuz akşamda yeşertmekti umutlarını aslında elveda demek…

Bi elveda sözcüğü kurgulayabilmekti belki giderken ardından mendil sallayanlara yokluk…aslında yok olmak dediğin elvedasız cümlelerin selamlaştığı eski girizgâhlı şiirlerin kafiyeli dörtlüğüydü birbirinden ayrı ama birbiri olmadan tamamlanamayan sözcükler bütünüydü… ve yüreğimdeki burukluk sanıyorum elvedaların kafiyesiydi.. ve cümleler kafilesiydi yalnızlık iç çekerken karanlık…

Rüzgâr susuyordu ardı sıra gidişlerin… sazendeler mısralara sıkışıyordu.. basit ve sıradan cümleler kuruluyordu aslında .. basit ve sıradan yaşanıyordu nefes alışlardan ibaret hayat dedikleri uzun ve karanlık yolculuk….

Sessizlik bürünmüştü yalnızlık; elveda derken aşklar seherlere … ve ayrılıklar eski şairlerin ürkerek yazdıkları dizelerde hayat bulacaktı… ve elvedalar sonsuz sevdaların ikliminde sıradan bi kış mevsimi kalacaktı..soğuk .. ürpertili ayazlar doğuracaktı gidişlere gebe elvedalar…ve hep bi olmayan mevsim hayal edecekti mavi karanlıklar .. gri şehrimden ayrılırken gemiler… sessizce uyanacaktı düşler… kurgusuz hiçlikler olacaktı birde biz olacaktık bu mevsimin ayazında... susacaktık… sessizce parmak uçlarımıza basarak geçecektik sevmelerin yüreğinden….hoş çakal diyecektik yarınlara … hoşça kal diyecektik elvedalara… sevebilecektik aslında ihanetleri; yokluğunu anlamaya çalışırken sevmelerin….

Ve şimdi elveda sarhoşluğunda çıkıp gitmek gerek bu soğuk mevsimden… selamlaşıp yokluklarla usulca çıkmak vakti … bi sevda daha kayıp gidiyor Nihal yıldızının ardı sıra… hoşça kal elveda … hoşça kal…yarınlar….
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/4/2008 - Eksik; Kesik Mısralarım

Bi kaç eksik kafiyeydi aşk; senden sonra yüreğime dokunan ….. mısraları eksik cümlelerle dolu anlamsız bomboş kelimeler yığınıydı.. aşk(lar) eskidi yüreğimde ömrüm tükenirken… sevmek bi boşluktu dallarının arasından gönlümün kuytularına değen… ve güneş pervasız bi tavırla parlardı mavi gökyüzünde .. umutlarımsa sıradan ve aşk delice bi tavırdı anadan üryan….

 

Sevmek dediğin iki anlamsız saatte düşlerle rüyaların aynı anda herhangi bi surette yansımasıydı … gece gibi soğuk ve alevdendi ….seni sevmekse buz tutmuş yüreğin yanıp kavrulmasıydı gece ayazlı saatlerde… seni sevmek daha doğrusu sevebilmek elbette zordu... sen adeta mısralarıma değiyordun uzaklaşmak istedikçe ve sen yürüyordun umutlarıma basarak benden bi kaç durak öteye… umutlarıma aralıksız varım diyor ve umutsuzluğa götürüyordun çepeçevre sarıyor en imkansızına değiyordun …  yaralarım kanıyordu ve sen bunu görüyor ve biliyordun elbette canım yanıyordu… ve sıradan bi tavırla gülüp geçiyordun… ve geçiyordu gözlerimin önünden imkansızlıklar sen ardını dönüp giderken… yarım kalıyordu mısralar… biliyordun ve umutsuzluk bürünüyor yürüyordun… koşar adımlarla ve yalnayak gidiyordun hecelerimi eze eze… sakin ve namütenahi bir edayla…

 

Yarım kalmış onlarca şiirim var heybemde… umuduna küsmüş umutsuzluğumun umuduna yazılmış.. onlarca eksik, kesik mısra… hayallerin tıkandığı her noktasında silik bir suretin var.. hiçliğe ve belki hiçliğine yazılmaya çalışılmış… sıradan kelimecikler…

 

Perde! Diyecek bugün yarın hayallerim  biliyorum… eksik mısralarımla anılacağım… sersefildi diyecekler.. sevmesini nerden bilecek diyecekler… her zamanki gibi susacağım… ve sen bileceksin bunları çiğ düşecek umutlarına… gece ağlayacak belki… inceden yağacak bahar yağmuru… göğsünde üşüyecek seherinde ağıtlarımın … anlayacaksın hayal kurmayı … eksik mısralara esir olmayı… bilecek susacaksın… tıpkı benim gibi…

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/3/2008 - Git Sevgili; Yüreğime Basarak Git...

Ahvalini bilmediğim bi gecenin kuytusundayım.. karanlık ve etrafımda esmer bulutlar… gri sabahlı kentimde bi damla mutluluğa benzeşirken sevmeler.. sen gidiyorumlu cümleler kuruyorsun… gözlerime bakmadan ıslanmadan yanakların… dudakların titremeden ve doğmadan sabah;olmadan gece aydınlık sen gidiyorsun..

Git sevgili…!!!
Ardına Bile Bakmadan Yüreğime basarak yalnayak yürü hüznümün üzerinde….


Öyle zamansız bi gecede git ki; bilmeyesin ne kadar gözlerim yaşlı.. görmeyesin.. acıyarak bakma yüzüme… hüznümü al götür .. yık mabedimi… sonsuzluğun deminde demlen… al hayatımı avuçlarına ve avuçlarımın arasında usulca süzül git… bi gece yarısı apansız git… sessiz sedasız olmasın gidişin … okyanus dalgaları eşliğinde yalçın kayalara vurarak git…

Git sevgili…!!!
Ardına Bile Bakmadan Yüreğime basarak yalnayak yürü hüznümün üzerinde….


Gittin …Gittin işte ardına bakarak… gözlerin yaşlı… bin ihanet zinciri asarak boynuma usul usul uzaklaştın gölgenle geceden…geride eski hatıraların kaldı.. silik suretlerin… ıslanmış bedbaht bi kaç hayal.. ince narin dokunuşlu ellerin… geceyi kıskandıran umutların kaldı .. bi de ben kaldım.. yorgun sessiz ve yalnız.. rıhtım boylarında martı sesleri yakamozların gölgesinde bi umut sofrası.. hırçın dalgalı deniz kaldı.. gittin ya umut etmeye gerek kalmadı artık.. denizin mavisinden umut çalmak yok … yada gıcırtılı kara trenin ardından mendil sallamak yok.. gittin…geride hayın bi karanlık kaldı sensizliğin seherinde… lanet etmek kaldı ayrılıklara…mecnun olmak yok artık… Leyla olmak Leyla sevmek yok artık… umut etmek istemek beklemek yok… bi ihanet kaldı benliğimde bide bi kaç silik suret sana dair… hepsinin üstüne ve hep senin üstüne düşler kurgulamak yok … Git gittiğin şehrin gri güllerine bakarak ağla.. Kanlı gelincikler takacak bi yürek yok saclarına… umut etme bekleme… kıskandıran güzelliğinle bak gökyüzüne… mor bulutların arasında doğacak güneş elbet yüzüne… bir hüzünle uyanacaksın.. bi ah saplanacak hayallerine… baktığın yerlerde kanlı cesedimi örtecek hayallerin… sen ağlayacaksın… yanacaksın gece ayazlarında… ihanet yaftasını asacaklar boynuna… yanacaksın… yanacaksın… yandığım gibi yanacaksın… git sevgili… üşüdüğümü anla yan yanda öyle gel …

Git sevgili…!!!
Ardına Bile Bakmadan Yüreğime basarak yalnayak yürü hüznümün üzerinde…
.

 

Autocrat


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/2/2008 - Son Mevsim

Yağar akşam hüzünleri yüreğime

Gönülden akarken ayrılık

Sensizlikle demlenir sevdalar

Meçhule giderken Leylalar..

 

Sen bilinmezin adı olursun

Ayrılık zamanları sana akar

Yüreğimden

Usulca

Sessiz

Derin

Ve bilinmez aylarda

Beşinci mevsimler sende yeşerir

Ben ayrılığa yanarken

Sevdalar gecelerde üşüyormuş

Oysa bilinmezmiş

Belirsizmiş

Kimsesizmiş

Vedasız ;

Elvedasızmış sevdalar

 

Korkuyorum..!!

Yıllarsa sonra bu mevsim

Üşüyorum …!!!

Ayazlardan sonra bu bahar

Yanıyorum…!!!

Sevmelerden sonra bu ayazda

Kanıyorum..!!

Yüreğimdeki kesiklere rağmen gülen yanlarıma..

Sana susamışım belki bu seherde

Uçurumun kenarındaymış yüreğim

Sonsuzluk doğurmuşsun

Eserken deli bi boran

Ben yaban senelere yanmışım

Umutlarım gebe yarınlara…
sonsuzluk deminde bu gece

 

Sen beyaz

Ben ayaz

Karanlık bu gece hüzün

Kanayan yanlarıma tuz basmısım

Sermest saatlerde sevişmişim

Sensizlik deminde demlenmişim

Varsın karanlık olsun bugece

Elbet seher olacak yüreğindeki karanlık

Elbet yeşerecek sevdalar yeniden

Ben yansamda bu seyr_u seferde

Sende beyazlanacak ayrılıklar

Bana ayrılık hüsran kimsesizlik

Sana beyaz sevdalar olacak bu mevsim

Ben toprağın bilmem kaçıncı katresinde

Ağlarken

Yanarken

Üşürken

Solarken yüreğimdeki beyaz güller

Usul usul ölürken içimdeki deli çocuk

Hasretime ağlarken sahil boyları

Beyaz güvercinler

Kimsesiz Cezayir menekşeleri

Ve yarenim sazendeler

Sen beyaza çalan bi sevdaya merhaba diyeceksin

Üşürse ellerin bak gecenin beyazında

Ben son mevsiminde olacağım…

Ben son aydınlığında bakacağım

Hayal et

Hisset…

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/2/2008 -

Hüzün mavisi bugün ayrılıklar

Sen yoksun ya hani

Bir seherin evvelinde kayıp gidivermiştin

Avuçlarımdan

Bi daha yeşermemişti yediveren gülleri

Maviliğini hüzün kaplamıştı sevdaların

Eskittiğim satırlarımda gözyaşlarım var

Nedensiz ağlayışlarım

E bide delice gülmelerim var

Aynaya bakamayışlarım

Hayır, gitmedin sen kadınım demelerim

Ama hüzne çalıyor sevdalar

Biliyorum

İki yarım yürek kalmış avuçlarımda

Bu seherde sabah gene ayaz

Bi yanım katran karası

Ama hala yüreğim beyaz

Kana bulansa da gidişinle

Bir beyaz güle benzer hala…

Sevgin kadar temiz

Gidişin kadar karanlık..

Bu gece karanlık olacak

Gri güller yeşerecek kalabalık şehrimde

Kan güllerine ağlayacak seher matemleri

Sen ayrılıkların aydınlığı olacaksın

Bense yalnızlıkların karanlığı

Ellerim cebimde bakacağım yıldızlara

Birine senmişsin gibi dokunmak isteyeceğim

Biliyorum

Susacak yüreğim

Bi deli rüzgâr esecek

Bi deli ayrılık akacak damarlarımdan

Gözbebeklerimi en uzaktaki yıldıza çakacağım

Okyanuslarda sevişecek yakamozlar

İhaneti çilekeş martılara

Ve bi mehtaba küseceğim

Bi ayrılığın ardından

Hiç yapmadığım şeyleri yapacağım

Susacağım

Sonsuzluğa bakarken susacağım

Kadınım diyeceğim bidaha sana

Bu gidiş hiç yakışmadı sana

Beceremedim sensiz olmayı

Dağ yamaçlarında küllerimden doğamadım

Bi Anka kuşu misali

Olmadı

Yeşermedi yüreğimde yediverenler

Biliyor musun on yıl olacak bu sonbahar

Ellerimi toprağına süreli

Bu son bahar on yıl olacak

Kendimi ellerimle gömeli…

Bi zindandayım

Ayrıyım geceden

Suskunum heceden

Boşluğum tümceden

DaNte gibi yarılamışım ömrümü

Kelebeğin son kanat çırpınışı olmuşum

Bu sonbahar on yıl olacak

Kadınım sensiz kalalı…

 

 Autocrat

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/2/2008 - Hatıram Olsun

Dert benimle sarmaş dolaş bu hüzünlü sonbahar akşamında… içimde fırtınalar kopmakta ayrılıklarına dair… bi kaç eski türkü dilime dolanmış… konuşuyorum kendi kendime aşk üstüne, ayrılıklar üstüne; üst üste cevapsız sorular soruyorum zamansızlığa.. susuyorum kendi dehlizinde boğuyorum sevdamı… hal bu ahval sevgisizlik dolanmış boynuma… aşk dediğin çileymiş çaresizlikmiş ve bi karahazer çiçeğiymiş anladım bozkırın bağrında….

 

Bu akşam daha bi deli esiyor sanki rüzgâr… almak istiyor gecedeki hüznü.. yırtık bi kaç sayfalık hatıram var yüreğimde.. alıp götürmek istiyor ürkek yamaçlı dağların bağrına.. bi şey gibi anlamsız, soğuk ve en az benim kadar acınası bişey… zamansız ve belki tarifsiz yada telafisiz bişey bu … yalnızlık gibi…

 

Evet ben yalnızım gene bu akşam… bi hüzün var bağrımda dokunsan hissedersin eminim… gözlerim gene takılır boşluğa her kayan yıldızın ardından .. oysa ne kadar severdim bi zamanlar üzerimden usulca kayıp gitmelerini.. oysa şimdi gözlerim dolar her yıldızın ardından… bi daha ne zaman geçecek üzerimden yada ne zaman hasretlerimi umutlarımı bağlayacağım ardına… döner mi dönmez mi bilmem viran yüreğime… bu gece içmek istiyorum aşklarımı … teselli veremeyecek belki testiler… ve biliyorum uyandığımda hıçkırıklara boğulacağım… ve unutmak istediklerimi hatırlayacağım cansız suretlerde can bulacaksın… ve belki sen belki sensizlik yada azıcık hayalin olacak dokunacağım boşluğuna.. sonra saplanacak sol yanıma soğuk bi hançer …gittiğin olmadığın bidaha sarılamayacağım gelecek aklıma… gözlerim dolacak biliyorum bu gece çok ağır omuzlarıma … yüreğimde tarifsiz bi boşluk … sen ve sen sen sen hep sen olacak her kayıp giden yıldız… hep gidişini yaşayacağım tekrar tekrar … ve teker teker saplanacak ayrılığın ağrısı yüreğime… kanayacağım… yanacağım… biliyor musun sensizliği demleyeceğim yeniden… ayrılıkların üstüne lanet yağdırmak geçecek belki içimden susacağım… mahzenlerde saklayacağım hayrkırşlarımı .. susacağım… ben bu son baharda yanacağım bu gece bitmeyecek … kendime uzak ayrılıklara yakın olacak bedenim… yolsuz yollarda sevişecek hasretim… hasb_ı hal edeceğim sensizlikle… içimde yaşayacak yedi kandilli Süreyya .. sen en kimsesiz yanım olacaksın… bu gece hatıram olsun ayrılanlara , ayrılıklara, giden sevdalara … sana ve sana hatıram olsun….

 

ByAutocrat_

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/2/2008 - Unuttuysan Aşkımı...!! Canın Sağolsun...

Adını söylemek isterdim

Yeniden yüreğim titresin

Gözlerinde kaybolsun matemim

Sana yazarken veda mı

Görmeni isterdim pişmanlığımı…

 

Kimsesiz bi kaç yalnızlığın esaretinde yüreğim

Yalnız, çaresiz..

Sessiz haykırışlarım var mabedimde

Sana geldim yalnayak

Yüreğinde okşanmaya.

Varsın olmasın yüreğinde sevdam..

İki satır kelamını duydu ya yüreğim

Oda siteminden olsun..

Olmasın;

Sevgin yada sevginin dokunuşları parmak uçlarında;

Varsın canın sağ olsun

Oda yeter yüreğimin umutlarını yeşertmeye,

Sensizlik bende ızdırap olmuş

Bensizlikse sende sıradanlık

Varsın olsun bugün ;

Gündüz ve gece bensizlikle yoğrulsun

İhanetimle anılsın sevdalar

Sen cennetinde mes’utsun

Viran şehrimde kan gülleri…

Ala şafak geceye ağlarım durmadan

Sensiz demleniyor sensizlik

Bensizlikse çıkmaz yollarda….

 

Kanlı dağların yamaçlarından koşarak geldim

Islak çimenler ayaklarımın altında

Atlıların nalları ezdi sevdamı

Katrana boyandım geldim

Çaresizlik giyindim geldim;

Yorgun, terli ve kimsesiz yüreğim

Çırpınıyor sana haykırışlarında

Bu deliyürek durulur durulmasına ya

Ancak! Belki; kara toprakta..

Korkma duymayacaksın bile;

Sonsuzluğa gidişimi

Ve belki özleyeceksin

Seni seviyorum diyişlerimi

Varsın olsun sensiz yaşansın zaman

Ölüm demleniyor koynumda bu gece

Viran şehrim ağlıyor

Yüreğimde yeşeriyor gri güller

Gece karanlık

Zindan uğultusu var mabedimde

Öyle zor öyle acımasız ki sensizlik

Seni bile bana yaşatmıyor…

 

Unuttum diyorsun unut sevdiğim

Aşk senin

Yürek senin

Sevda senin

Kur hayallerini geceye

Düş senin

Zaman ellerinden akar

Boynumda ilmek senin

Göğsümdeki yafta senin

Unuttum diyorsun ya

Unut canın sağ olsun

Unuttukların arasında olmak

İnan bu bile yeter;

Beni hatırlamana..

Yüreğimde yeniden yeşerir belki

Kanlı gelincikler….

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bi karanlık gecenin iki narin iki ince hecesiyim ben.. Bir yanım "AYAZ" bir yanım "BEYAZ".. Gündüzün çilesiyim ben .. Mavi koylarında kızıl şafağım ..Üşüdüğünde bak beyaz gölgeme .. Ben Bıraktığın beladayım...İki heceli narin bi sevdadayım.. Adı sende yarası bende saklı ince narin bi ah'ım eski yitik sevdalar üstüne...Zamanlı zamansız esen bi deli poyraz olurum Dağ yamaclarından kızıl saclarına dolanan ...Okşarım hoyratça yüreğini .. Ben içindeki bulamadığın korkunum... Unutma bi yanım a

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

mai siyah
serhatincesoz
Blogcu Yardım
dolunayayazi
ahteslimiyet